Emma Jones’un Otizm ve Dans Yolculuğu
Emma Jones, sadece bir dansçı değil; aynı zamanda kapsayıcılık ve erişilebilirlik konusunda tutkusu olan, dansa gönülden bağlı bir öğretmen. 19 yaşındaki ISTD (Imperial Society of Teachers of Dancing) üyesi Emma’ya Eylül 2022’de otizm teşhisi kondu. Bu teşhis, dans yolculuğunun başlangıcı değil; ama onu daha derin bir anlayışlasürdürmesinin yolunu açtı.
“Kendimi Anlamaya Giden Bir Yolculuktu”
Otizm teşhisi konmadan altı ay önce, Emma içten içe farklı olduğunu fark etmeye başlamıştı. Kaygı yaşıyor, sosyal etkileşimlerde zorlanıyordu. Ancak uzun NHS bekleme süreleri yerine, özel hastane yolunu tercih etti:
“Bekleyecek zamanım yoktu. Eğitimde bazı düzenlemelere ihtiyacım vardı. Teşhis, benim için olumlu bir deneyimdi. Süreç boyunca otizmi araştırdım, kendimi daha iyi anladım ve birçok yanlış bilgiyi de geride bıraktım.”
“Bale Dersinin Yapısı Bana Güven Veriyor”
Emma, üç yaşında baleye, beş yaşında modern dansa ve stepe başladı. Bugün, profesyonel seviye sınavlara girmenin yanında dört yıldır akrobasi sanatlarında eğitmenlik yapıyor. Şu anda Chichester College’da DDE bale, step ve modern eğitimine devam ediyor.
Dansın yapılandırılmış doğası, Emma’nın otizmli biri olarak ihtiyaç duyduğu öngörülebilirliği sağlıyor:
“Bale dersinin yapısı sayesinde ne beklemem gerektiğini biliyorum. Bu benim için çok değerli. Rutine ve düzene ihtiyacım var.”
“Dansla Daha Derin Bir Anlayış Geliştirdim”
Emma, dansa olan ilgisinin sadece tutku değil, aynı zamanda onun için bir ifade ve öğrenme biçimi olduğunu söylüyor:
“Dans bir ifade biçimi. Bazen sözlü iletişimde zorlanıyorum ama dans, hem kendimi hem başkalarını anlamamı sağladı. Beden dili, yüz ifadeleri, jestler… Bunları okuyabilmeyi dans sayesinde öğrendim.”
Ayrıca dansın ona özgüven kazandırdığını, kendisini “otistik bir dansçı” olarak kabul etmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Artık yalnızca bir dansçı değil, aynı zamanda başkalarına yol gösterebilecek bir öğretmen olduğunu da görebiliyor.
“Topluluğun Parçası Olmak Güç Veriyor”
Emma, dansı yalnızca bireysel bir çaba değil, aynı zamanda toplulukla bağ kurmanın bir yolu olarak görüyor. Ortak bir tutku etrafında toplanan bireyler arasında güvenli bir alan oluştuğunu ve bunun kendisine iyi geldiğini söylüyor.
“Dansa dair detaylı bir yaklaşımım var. Rutine sadık kalıyorum. Haftalık ayarları hatırlamak konusunda güvenilen biriyim. Bu, bana güç veriyor.”
Son Söz
Emma Jones’un hikâyesi, otizm teşhisinin bir son değil, bir başlangıç olabileceğini gösteriyor. Dans sayesinde kendi potansiyelini keşfetmiş ve bu potansiyeli başkalarına aktarmaya kararlı bir öğretmene dönüşmüş bir genç kadının ilham verici yolculuğu…
“Dans, bana kim olduğumu, nasıl öğrenebileceğimi ve nasıl öğretebileceğimi gösterdi.”
https://www.istd.org/discover/news/dancing-after-diagnosis http://çeviri reyyan sabır

