The Lancet Psychiatry dergisinde yayınlanan bu makale özeti, otizm araştırmalarının parıltılı dünyasına “ruthless” (keskin) bir ayna tutuyor. Genellikle laboratuvarlara, genetik dizilimlere ve beyin taramalarına milyarlarca dolar harcanırken; bu çalışma, madalyonun diğer yüzünü, yani sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri masaya yatırıyor.
1. “Biyolojik” mi, “Sosyolojik” mi?
Geleneksel tıp, otizmi sadece beyindeki nöronların hatalı ateşlenmesi veya genetik bir mutasyon olarak görme eğilimindedir. Ancak Lancet’teki bu çalışma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylerin hayat kalitesini belirleyen şeyin genlerden ziyade yaşadıkları posta kodu, ailenin gelir düzeyi ve sosyal destek sistemleri olduğunu savunuyor.
- Gerçek: Eğer zengin bir mahallede doğduysanız, otizminiz “özel bir yetenek” veya “yönetilebilir bir farklılık” olarak görülür.
- Acı Gerçek: Düşük gelirli bir ailedeyseniz, otizminiz “davranış bozukluğu” veya “eğitim yükü” olarak etiketlenir.
2. Araştırma Fonları Nereye Gidiyor?
Makalenin alt metninde yatan sert eleştiri şu: Bilim dünyası, otizmin “nedenini” bulmaya o kadar odaklanmış durumda ki, “nasıl daha iyi yaşanır?” sorusunu sormayı unutuyor.
- Akademik makalelerin %80’i biyolojik kökenlere odaklanırken, sadece çok küçük bir kısmı istihdam, konut desteği ve yaşlılıkta bakım gibi somut yaşam sorunlarını inceliyor.
- Bu durum, otizmli bireyleri birer “deney faresi” yerine koyup, onların insan olarak toplumdaki yerini görmezden gelmekten başka bir şey değildir.
3. “Kapsayıcılık” Bir Pazarlama Stratejisi mi?
Üniversiteler ve araştırma merkezleri “kapsayıcı” olduklarını iddia ederken, Lancet verileri bize şunu fısıldıyor: Azınlık gruplar ve düşük sosyo-ekonomik düzeydeki bireyler araştırmalarda temsil edilmiyor. * Sonuç? Üretilen tüm “modern” çözümler, sadece beyaz ve orta sınıf ailelerin çocukları için tasarlanmış oluyor.
- Bu, bilimsel bir ırkçılık ve sınıf ayrımcılığının sessizce literatüre işlenmesidir.
“Bilim, eğer sadece imtiyazlı bir azınlığın hayatını kolaylaştırıyorsa, o bilim değil; bir zümre hizmetidir.”
Sonuç: Laboratuvardan Sokağa İnmek
Lancet’in bu özeti, otizm araştırmalarında bir paradigma değişimi çağrısıdır. Gen haritaları çıkarmak değerlidir, ancak bir otizmli bireyin işe girmesini sağlayacak sosyal politikalar geliştirmek çok daha hayatidir.
Otizmi “iyileştirmeye” çalışmak yerine, toplumsal engelleri iyileştirmeye odaklanmanın vakti gelmedi mi?
Sizce modern tıp, otizmli bireyleri gerçekten topluma kazandırmak mı istiyor, yoksa onları “laboratuvar verisi” olarak tutmak daha mı işine geliyor?
Kaynak : https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11168478/

