Çocukluk Çağı Dil Bozuklukları Değerlendirme ve Müdahalesinde Türkiye ve Amerika’nın Karşılaştırılması

Özlem Oğuz, İrem Özkaraalp, Ahsen Erim, Rumeysa İnan, Şeyda Nur Başaran

Giriş & Amaç: 

Çocukluk çağı dil bozukluklarında ayırıcı tanı ve erken müdahale oldukça önem taşımaktadır. Dil terapilerinde çok çeşitli yaklaşımlar kullanılmakta ve her ne kadar yaklaşımlar arasında farklı sınıflamalar yapılıyor olsa da genel sınıflama klinisyen merkezli, çocuk merkezli ya da hibrit yaklaşımlar şeklinde yapılmaktadır. Dil ve konuşma terapistliği mesleğinin daha yeni olduğu Türkiye ile mesleğin daha eski bir geçmişe sahip olduğu Amerika’da kullanılan değerlendirme ve müdahale yaklaşımları ile birlikte mesleğin çalışma alanlarına yönelik yapılacak karşılaştırmanın hem uygulama hem araştırma alanına katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu gereksinimle bu çalışmada Türkiye ve Amerika’da yaşayan dil ve konuşma terapistlerinin ‘Özgül Dil Bozukluğu (ÖDB)’ ve ‘Gecikmiş Dil ve Konuşma (GDK)’ vakalarının değerlendirme ve müdahale süreçlerinde kullandıkları yöntemlerin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada betimsel araştırma modeli kullanılmış olup verilerin toplanması amacıyla araştırmacılar tarafından 8 soruluk Türkçe ve İngilizce iki eşdeğer anket hazırlanmıştır. Çalışmada çeşitli kurumlarda hizmet veren Türkiye’den 56; Amerika’dan 128 toplamda 184 dil ve konuşma terapisti (DKT) katılımcı yer almıştır. Anketler katılımcılara çevrimiçi yollarla ulaştırılmıştır. Verilerin analizi için SPSS-20 paket programı kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Çalışma bulgularına göre Türkiye ve Amerika’da GDK ve/veya ÖDB şüphesiyle başvuran kişilerin yönlendirildiği uzmanların farklılık gösterdiği görülmüştür. Amerika’da değerlendirme için yönlendirmenin dil ve konuşma terapistinden farklı olarak ağırlıklı olarak psikoloğa, takibinde ise özel eğitim uzmanına yapıldığı dikkat çekmektedir. Türkiye’de ise öncelik çocuk psikiyatristine verilmektedir. Türkiye ve Amerika’daki DKT’lerin GDK ve/veya ÖDB’ye sahip bireyleri değerlendirirken kullandıkları değerlendirme araçları karşılaştırıldığında iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Türkiye’de ÖDB ve GDK müdahale süreçlerinde en çok kullanılan yaklaşımlar Fonolojik Farkındalık Yaklaşımı (x̄=2,78) ve etkileşim temelli yaklaşımlardan biri olan Floortime (x̄=2,48) iken; Amerika’da Oyun Temelli Yaklaşım (Play Based Approach) (x̄=2,90) ve Kolaylaştırıcı Görsel Stratejiler (Visual Strategies to Facilitate) (x̄=2,81) yaklaşımları olmaktadır. Her iki ülke için de en az kullanılan yaklaşım ‘Yazma Laboratuvarı Yaklaşımı (The Writing Lab)’dır.

Giriş İletişim bozukluklarının sınıflandırılması çeşitli şekillerde yapılabilmektedir. Nedenlere göre sınıflandırma; bozukluğun nörolojik, fizyolojik, anatomik, çevresel gibi olası nedenleri üzerinde durmaktadır ve daha çok tıbbi modele dayanmaktadır. Belirti tabanlı sınıflandırmada bozukluğun kolayca gözlenebilen davranışları ve belirtileri üzerinde durulmaktadır. Süreç tabanlı sınıflandırmada ise bir süreç olarak ele alınan ve dil- konuşma becerilerini de içeren iletişimin hangi sürecinde bozukluk/ farklılık oluştuğu durumuna odaklanılmaktadır. Bu yaklaşım çerçevesinde iletişim, dil ve konuşma sorunları ayrıştırılmaktadır. (Topbaş, 2015; Bishop, Snowling, Thompson, & Greenhalgh, 2016). Amerikan Konuşma ve İşitme Derneği’ne (American Speech-Language-Hearing Association [ASHA]) göre iletişim bozuklukları konuşma, dil, işitme ve merkezi işitsel işlemleme bozuklukları olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Bu sınıflandırma içerisinde dil bozuklukları; konuşulan, yazılan ya da diğer sembol sistemlerinin anlaşılması ve kullanımını etkileyen bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bu bozukluk, dilin biçim (fonoloji, morfoloji, sentaks), içerik (semantik) ve işlev (pragmatik) bileşenlerini değişen kombinasyonlarda etkileyebilmektedir. (Bloom & Lahey, 1978; ASHA, 1993).

Makalenin Tamamı İçin :

http://static.dergipark.org.tr:8080/article-download/0daa/c877/c0b0/5d740b078497c.pdf?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir