Sorting by

×

NICK WALKER

Ocak 2022’de Neuroqueer Heresies adlı kitabım üzerine David Gray-Hammond ile gerçekleştirdiğim röportajı burada bulabilirsiniz. Kitap ilk olarak NeuroClastic web sitesinde yayınlandı; NeuroClastic versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz. NeuroClastic sitesi ve David Gray-Hammond’un sitesi konusunda güçlü önerilerde bulunuyorum.

Beden-zihin Kavramı ve Neuroqueer Teorisi

Sıkça “zihin” veya “nöroloji” yerine “bedenlenmiş zihin” veya “beden-zihin” terimlerini kullanmanız dikkat çekici. Bu terimler, Neuroqueer Teorisi içinde nasıl bir yer buluyor?

Nöroçeşitliliği, bedenler arasındaki çeşitlilik olarak düşünmek, Neuroqueer Teorisi’nin temelinde önemli bir rol oynuyor. “Beden-zihin” terimi, zihnin somut bir varlık olduğunu ve zihin ile bedenin ayrılamaz bir şekilde iç içe geçmiş olduğunu vurgular. Zihinsel fenomenlerin somutlaşmış doğası, somatik psikolojinin uzun bir geçmişine dayanmaktadır.

Kitapta bahsettiğim gibi, “nöroqueer” terimini ilk olarak 2008’in başlarında Somatik Psikoloji yüksek lisans programında Dr. Ian J. Grand’ın Psikodinamik dersinde yazdığınız bir makalede buldunuz. Dr. Grand’ın temel önermesi, ruhun somatik olarak biçimlendiği ve düzenlendiği yönündeydi.

Nöroqueer Teorisi, nöroçeşitliliği queer teorisi ve somatik psikoloji ile birleştiren bir yaklaşım sunar. Beden-zihin ilişkisinin zihinsel dönüşümleri nasıl etkilediğini düşünmek, bu teorinin temelini oluşturur.

Disiplinlerarası Bakış Açısı ve Yenilikçi İçgörüler

Akademik çalışmalarınızda disiplinlerarası bir yaklaşım benimsemişsiniz. Bu, neden farklı disiplinlerden bakmanın önemli olduğunu düşünüyorsunuz?

Disiplinlerarası bakış açım, belirli bir kavramı veya olguyu farklı disiplinlerin perspektifinden incelemenin verimli olabileceğine olan inancımı yansıtır. Nöroçeşitlilik üzerine yapılan çalışmalar genellikle engellilik çalışmalarının etkisi altında gerçekleşmiştir. Bu önemli bir perspektif olmakla birlikte, tek bir bakış açısının yeterli olabileceğini düşünmek kolay bir tuzağa düşürebilir.

M. Remi Yergeau’nun çalışması, nöroçeşitliliğe retorik bir açıdan yaklaşarak, konuya tamamen yeni bir bakış açısı getiriyor. Bu, konunun potansiyellerini keşfetmek adına heyecan verici bir gelişmedir.

Beden-zihin Terimi ve Sakatlık Çalışmaları

Beden-zihin teriminin son yıllarda engellilik çalışmalarında daha sık kullanıldığını gözlemliyorsunuz. Ancak bu terimin kökeninin somatik psikolojiden geldiğini vurgulamak önemli. Margaret Price’ın çalışmalarına değinirken, bu terimin 1977’de Ken Dychtwald tarafından yazılan Bodymind adlı somatik psikoloji metninden kaynaklandığını belirtiyorsunuz.

Sonuç olarak, beden-zihin teriminin engellilik çalışmalarında daha fazla kullanılması olumlu bir gelişme olsa da, bu terimin somatik psikoloji kökenlerine dikkat çekmek önemlidir.

Son Düşünceler ve Gelecek Perspektifleri

Bu röportajda ele aldığınız konuları genel bir bakış açısıyla değerlendirmek istiyor musunuz? Gelecekteki çalışmalarınızda neler bekleyebiliriz?

Röportajda ele aldığımız konular, nöroqueer teorisinin temelini oluşturan önemli unsurları yansıtıyor. Gelecekteki çalışmalarımda, nöroqueer teorisi, nöroçeşitlilik ve beden-zihin ilişkisi üzerine daha derinlemesine keşifler yapmayı planlıyorum. Ayrıca, disiplinlerarası bir bakış açısıyla konulara yaklaşmaya devam ederek yeni içgörüler elde etmeyi hedefliyorum.

Bu röportaj için teşekkür ederim ve kitabımı daha geniş bir okuyucu kitlesiyle paylaşmayı umuyorum.

NÖROKOZMOPOLİTAN PERSPEKTİFİN ÖNEMİ

Sıkça kullandığım bir diğer terim, “nörokozmopolitan” ya da “nörokozmopolitanizm”dir. Neuroqueer Kuramı’nın nörokozmopolit bir dünyanın neresinde konumlandığını düşündüğümde, kozmopolit bir bakış açısının temel değerlerini benimsediğini gözlemliyorum.

Kozmopolit Bir Perspektif ve Nörokozmopolitanizm

Kozmopolit bir perspektif, bir kültürün, etnik kökenin veya zihinsel yapılanmanın diğerlerinden üstün olmadığını kabul eder. Benzer şekilde, nörokozmopolitan bir bakış açısı da hiçbir zihinsel yapılanmanın “normal,” “üstün” veya doğal bir varsayılan yolu olmadığını savunur. Bu perspektif, nöronormativite standartlarını sorgulayarak, kültürel olarak inşa edilmiş ve kültürel olarak aşılanmış normlara karşı çıkar.

Nörokozmopolitanizm Yolunda: İçselleştirilmiş Nöronormativiteyi Tanıma ve Aşma

Nörokozmopolitan bir bakış açısına ulaşmak, öncelikle içselleştirilmiş nöronormativite standartlarımızı tanımakla başlar. Bu, zihin çeşitliliğini kültürel normlarla sınırlayan, belirli bir “normal” zihin modelini öne çıkaran düşünce kalıplarını fark etmek anlamına gelir. İçselleştirilmiş normlara karşı bilinçlenmek, nörokozmopolit bir dünya için önemli bir adımdır.

Sonrasında, zihinlerimizi bu standartların sınırlarından kurtarmayı öğrenmek gerekir. Bu, nöronormatif normlara meydan okuma, onları yıkma, değiştirme veya yaratıcı bir şekilde başkalaştırma süreçlerini içerir. Bu adım, bireysel ve kolektif olarak nörokozmopolitan bir perspektife doğru evrilmenin temelidir.

Nöroqueering ve Nörokozmopolit Perspektifler

Nöroqueering, nöron normatifliğine meydan okuma sürecidir. Bu meydan okuma, yıkıcılığı, eleştiriyi ve hatta mizahı içerir. Nöroqueerlik, nörokozmopolit perspektiflere ve daha nörokozmopolit bir geleceğe yönlendiren bir yoldur. Bu süreç, sadece bireysel değil, aynı zamanda kolektif düzeyde de gerçekleşir.

Nöroqueer teorisi ve nöroqueering pratiği, nörokozmopolitan bir dünya vizyonunun bir parçası olarak, zihin çeşitliliğini kutlamak, farklı zihin yapılarını onurlandırmak ve nöronormatif normlara karşı direnmek için önemli araçlardır.

Son Düşünceler ve Gelecek İdealleri

Nörokozmopolitanizmin temelinde yatan değerler, nöroqueer teorisi ve nöroqueering pratiğiyle birleştiğinde, bireysel ve toplumsal düzeyde daha kapsayıcı, eşitlikçi bir dünya hedeflenir. Bu perspektiflerin benimsenmesi, zihin çeşitliliğini kutlayan, herkesin benzersiz deneyimlerini anlamaya açık olan ve nöronormatif normlara karşı direnen bir toplumun temelini oluşturabilir.

NÖROKOZMOPOLİT BİR GELECEĞE DOĞRU ATILAN İLK ADIMLAR

  1. Yaratıcılığı Devreye Sokmak ve İlham Almak: İlk adım, olumlu bir nörokozmopolit vizyon oluşturmak için yaratıcılığı devreye sokmaktır. Bireysel ve kolektif düzeyde, çeşitli zihinsel yapıları ve deneyimleri kutlayan, eşitlik ve kapsayıcılık temelinde bir gelecek hayal etmek önemlidir. Sanat, edebiyat, müzik ve diğer yaratıcı alanlarda, bu olumlu vizyonları içeren eserlere odaklanmak, bu yönde atılan ilk adımlardan biridir.
  2. Nörotipik Bakış Açısından Uzaklaşmak: Nörokozmopolit bir dünya için önemli bir adım, nörotipik bakış açısını merkezden uzaklaştırmak ve alternatif perspektifleri vurgulamaktır. Edebiyat, sanat ve eğitim materyalleri, sadece nöronormatif olmayan deneyimlere dayanmakla kalmayıp aynı zamanda varsayımları reddeden eserlere odaklanmalıdır. Örnek olarak, eserlerin varsayılan okuyucunun veya izleyicinin nörotipik olduğunu kabul etmeyip, zihinsel çeşitliliği vurgulayan içeriklere odaklanmak bu adımın bir parçasıdır.
  3. Eğitim Materyallerinde ve Eğitimde Dönüşüm: Nörokozmopolit bir dünyaya doğru atılan adımlardan biri de eğitim materyallerini ve eğitim pratiğini dönüştürmektir. Nörodiversiteyi, nörokozmopolit perspektifleri ve alternatif zihinsel yapıları vurgulayan ders kitapları, öğretim yöntemleri ve öğrenci değerlendirme süreçleri geliştirmek önemlidir. Bu, eğitimde kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesine katkı sağlar.
  4. Medya ve Eğlence Sektöründe Çeşitlilik: Medya ve eğlence sektörü, nörokozmopolit bir dünyaya doğru atılan adımları güçlendirebilir. Nöronormatif olmayan perspektiflere dayanan filmler, diziler, kitaplar ve diğer medya eserleri üretmek, izleyicilere farklı zihinsel deneyimleri anlama fırsatı tanır. Aynı zamanda, nörodiversiteyi destekleyen karakterleri ve hikayeleri ön plana çıkarmak, toplumun bu konudaki algısını değiştirebilir.
  5. Toplumsal Farkındalığı Artırmak: Nörokozmopolit bir dünyaya geçiş, toplumsal farkındalığın artırılmasıyla desteklenmelidir. Nörodiversite ve nörokozmopolit perspektiflere dair kampanyalar, etkinlikler ve eğitim programları, geniş kitlelere ulaşarak bilinçlenmeyi sağlar. Bu, toplumun nörodiverse bireyleri daha iyi anlaması ve desteklemesi için önemli bir adımdır.

Bu adımlar, nörokozmopolit bir geleceğe doğru atılan temel taşlar olabilir. Kolektif çabalar ve pozitif değişim, nörodiversiteyi kutlamak ve nörokozmopolit bir dünyanın kapılarını açmak için gereklidir.

NÖROQUEER SPEKÜLATİF KURGU VE ÖNE ÇIKAN YAZARLAR

Nöroqueer spekülatif kurgu alanında öne çıkan birçok yetenekli yazar ve eser bulunmaktadır. İşte bu türün öncülerinden bazıları ve eserleri:

  1. Dora M. Raymaker:
    • Hoshi and the Red City Circuit: Bu muhteşem bilimkurgu polisiye romanı, zihinsel çeşitlilik ve nöroqueer temalarıyla dolu.
    • “Isı Üreten Varlıklar”: Spoon Knife nöroqueer lit antolojisinin 3. cildinde yer alan bu kısa öykü, yaratıcılık ve spekülatif kurgunun harmanını sunuyor.
    • Resonance: 2022’de yayınlanacak olan bu roman, Raymaker’ın editörlüğünü yaptığınızı belirttiğiniz ve sabırsızlıkla beklediğiniz eser.
  2. Ada Hoffmann:
    • Outside Serisi (The Outside, The Fallen): Bu seride Hoffmann, nöroqueer temaları klasik bilimkurgu öğeleriyle birleştirerek uzay operası türünde harika bir iş çıkarıyor.
    • “The Scrape of Tooth on Bone”: Hoffmann’ın Spoon Knife 3’te yer alan bu hikayesi, “nöroqueer steampunk” olarak tanımlanabilir ve Hoffmann’ın yaratıcılığının güzel bir örneğidir.
    • Aklımdaki Canavarlar: Hoffmann’ın kısa öyküler ve şiirlerini içeren bu koleksiyon, nöroqueer spekülatif kurgu alanında dikkate değer bir eserdir.
  3. Alyssa Gonzalez ve Verity Reynolds:
    • Spoon Knife Antolojisi: Bu yazarlar, Spoon Knife serisine birçok değerli katkıda bulunmuşlardır. Gonzalez ve Reynolds’ın eserleri, nörodiversiteyi ve nöroqueer perspektifleri kutlar.
  4. Andrew M. Reichart:
    • Tuhaf Şans Efsanesi: Reichart’ın, Garip Şans web çizgi romanı, fantastik romanlar ve Tuhaf Şans hikayelerinin yer aldığı koleksiyon, nöroqueer spekülatif kurgu alanında önemli bir yer tutuyor.
    • City of the Watcher: Bu fantastik üçleme, nöroqueer temaları büyülü gerçekçilikle birleştirerek sunar.
  5. Judy Grahn ve Craig Laurance Gidney:
    • Spoon Knife Antolojisi: Grahn ve Gidney, Spoon Knife serisine değerli katkılarda bulunmuş ve nöroqueer spekülatif kurgunun çeşitli yönlerini temsil etmişlerdir.
  6. Andrew M. Reichart (Devamı):
    • Wallflower Assassin: Reichart’ın bu bilim kurgu romanı, saykodelik ve nöroqueer öğeleri içerir ve Weird Luck Saga’nın bir parçasıdır.

Bu öneriler, nöroqueer spekülatif kurgu alanındaki çeşitli eserleri ve yazarları keşfetmeniz için bir başlangıç noktası olabilir. Bu yazarlar ve eserler, nörodiversiteyi kutlamak ve nöroqueer perspektifleri vurgulamak adına önemli katkılarda bulunan öncülerdir.

Eğer insanlar Neuroqueer Heresies kitabımı okurken yalnızca tek bir mesaj alsaydı, umduğum şey şu olurdu: Her bireyin benzersizliği ve farklılıklarıyla, kendi özgün yaratıcılığı ve potansiyeliyle birleşerek, mümkün olanın sınırlarını zorlama gücüne sahip olduklarıdır.

Kitabın sayfaları arasında, normatif toplumun inşa ettiği duvarları aşmanın, bireylerin kendi gerçekliklerini kurma ve yaratma sürecinde ne kadar güçlü bir etkisi olduğunu keşfedeceksiniz. Her bir okuyucunun bu süreçte kendine özgü bir yolculuğu ve deneyimi olacak. Kimi için özgürlük, kimi için kabul, kimi için ise direniş olabilir.

Umudum, kitabın okuyuculara, kendi benzersiz zihin yapılarıyla öne çıkan nörodiversitenin ve nöroqueerliğin, sadece kişisel bir özellik olmanın ötesinde, yaratıcılığın ve dönüşümün itici gücü olabileceği duygusunu aşılamasıdır. Her bir okuyucunun, kendilerini ve dünyayı anlama biçimlerini sorgulama ve genişletme cesareti bulmasını dilerim.

Kitap, normatiflikle savaşan, çeşitli deneyimleri kutlayan ve her bireyin kendi hikayesini yazma gücünü vurgulayan bir manifesto olarak tasarlandı. Bu nedenle, okuyucuların kitapla etkileşimleri, onların kendi nöroqueer hikayelerini oluşturma yolunda yeni bir başlangıç ​​noktası olabilir.

Sonuç olarak, herkesin kendi benzersizliğini kutlaması, farklılıkları bir zenginlik olarak görmesi ve normatif sınırları aşarak yaratıcı potansiyelini keşfetmesi için ilham alabileceği bir kitap olmasını umuyorum.

Kaynak :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir