Sorting by

×

Sahte İlaçlar, Sahte Uzmanlar ve Sahte Terapiler Hakkında

Çaresizliğin Aşılması

Bunu deneyenler şöyle düşünüyor olabilir : 

“Ben denedim, ben de bir sürü şey denedim kendi hayatım üzerinde, Bana bir şey olmadı, böyle bir şey de varmış o zaman bunu da deneyeyim, belki , bir ihtimal bunu da denemedim demeyeyim. Elalem yapıyor. Diğerinin çocuğu konuşmuş,  iyileşmiş, gelişmiş ben de o halde denemeliyim”

Kimseyi suçlamıyorum ama böyle şeyi kendi çıkarı için satanlar hariç tabi. Ne oluyor da buna ihtiyaç duyuyor bazı ebeveynler bunu anlamak lazım. Çabucak eleştirilip ebeveyn olmamakla suçlanabilir ama bence anlamak lazım. Tarihte böyle sayısız örnek var ve sadece otizm için değil başka durumlar içinde bazı insanlar çabuk düzelmek, iyileşmek, kurtulmak, gerginlikten kaçmak, korkuyu atlatmak, hayatın üstesinden gelmek vb nedenlerden dolayı çoğu insan buna yönelmişler. 

Asıl soru: Neden bu insanlar kendileri için en doğru, en gerçek ve asıl ihtiyaçlarına uygun seçimler yapamıyorlar? Bunu öğrenemiyorlar, bundan kaçınıyorlar? Ben bir ebeveyn olarak  böyle kolay yoldan bu işin çözümü olacağını düşündüren, inandıran ne var ?

Cevaplardan biri: Kendilerini eşya gibi görenler kendi kaygıları için her şeyi çocuklarına da deneyebilirler, çünkü çocuğun seçim hakkı ve duygusu olabileceğini dikkate alınmadığında biz en iyisi biliriz denilince  tüm bunlar çocuğa rağmen yapılır. Kendini nesne gibi görmek ne demek biraz onu açayım. Bir çamaşır makinesini düşünün bir işlevi var, düğmesini basıyorsunuz çalışıyor insanı da makine gibi görmek demek onu nesneleştirmek demektir. Eşya gibi oradan buraya sürüklemek, çuvak gibi doldurulacak, tamir edilecek bir nesne gibi görmektir. Zamanında ebevenyleri tarafından bunu yaşamışsanız sizde çocuğunuza bunu reva görürsünüz. Onun canı, hissi, duygusu, sana öfkelenme ve seni reddetme özelliği olan farklı bir canlı gibi görmeme eğiliminiz var demektir. 

Nasıl ki bir insanın büyümesi bir zaman alıyor. Ebeveynlerin de kendi çocukları için doğru yolu, yöntemi, kişiyi, ilacı , çareyi , iyilik halini bulmasının zaman aldığının bilmesi gerekli. 

Herkes kendi kaderini yaşıyor bir şekilde  

Ama en doğru yol her zaman

en kestirme, en akla hemen gelen ve herkesin çok yaptığı değil daha analitik, daha doğru olanı anlamak için araştırması ve hakikat için emek harcamasıdır. 

Bu çaba bezen bir tarafta bilimin kafa karıştırıcı, yoğun eğitim-terapiler, masraflar ve pahalılık arasına ebeveynleri sıkıştırıyor veya kendi çaresizlik, kader, sınav, hızlı kurtulma ve çabucak normalleşme kaygılarıyla başbaşa kalmasına sebeb oluyorsa da biz yetişkinlerin bakıma en muhtaç, en çaresiz, en savunmasız durumundaki ve büyümesi için çaba harcanması gereken çocuğumuz için en iyiyi en gerekli ve en etkili yolu bulmak zorundayız.

Bir bebek doğduğunda tüm aile onun gelişimi, büyümesi, insanlaşması için nasıl seferber oluyorsa; hizmete-desteğe-yardıma ihtiyacı olana, koşulları yetmeyene, eşitsiz, adil gelişim koşullarından mahrum olana, ulaşamayanlara devlet; ÇOCUKLARIN en ÜSTÜN YARARI ilkesini hayata geçirmelidir.

Bu çocuklara EN AZ ZARAR veren eğitim-terapi koşulları sağlamalı 

EN AZ KISITLAYICI ortam-mekan-araç-ilişki oluşturmalı ve bu tarz ilaç, tedavi modeli önerenleri yskından takip edip denetlemeli ve yasal olarak her vatandaşını korumalı mağduriyet ve çaresizliği besleyen uygulamalara izin vermemelidir. 

Eğer sistem, herkesin ihtiyacına uygun, yetenek ve ilgilerine, GÜÇLÜ yönlerine uygun eğitsel-terapötik koşulları sağlanırsa

Ancak bu şekilde 

daha ADİL,

daha EŞİT ve 

daha ÜRETKEN bir insan ilişkileri ortamı oluşur. Ve bu tarz sahte-yanmlış-yetersiz tedavi seçeneği denetlenmiş olur. Yok olur insanlar ihtiyaç duymaz diyemem ama denewtlenirse ve doğru olan açıklanırsa insanlarda doğru olanı seç.meye başlar. Bunun sayısız örneğini tarihsel koşullar bize gösteriyor. 

Bu yüzden tekrar şunu sylemek isterim.

eğitim saatlerinin

ve merkezlerin-kurumların sayısının artırıldığı, 

personelin profesyonel hale getirildiği,

bilimsel-kanıta dayalı uygulamaların desteklendiği Nitelikli, ulaşılabilir, sürdürülebilir bir özel eğitim politikalarına ihtiyacımız var. 

Sürdürülebilir özel eğitim politikası veya otizm eylem planı gibi planlamaların hayata geçmesi için ebeveynler bu tarz çağrılarını her fırsatta her yerden yapmalılar, 

bu çağrıya ve paylaşıma kim destek veriyorsa önemli ve anlamlıdır.

Ebeveynler kendi sosyal destek sistemlerini, yardımlaşma-dayanışma-biraraya gelme pratiklerini oluşturmadıkları sürece etkili/yetkili kişilerin yardım-bağış ile şükür arasında kalacaklarını bilmeliler 🧐

Dünya alışkanlıktan değil sevgiden dönmeye başlasın diye yapıyoruz bütün bunları.”

Siz ne düşünüyorsunuz ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir