Bilimsel ve Kanıta Dayalı Bir Uygulama: Önleyici Müdahale Stratejileri
Davranış değiştirmeye yönelik bilimsel temelli uygulamalar, hedeflenen davranışın ortaya çıkmasından önce devreye girerek, bu davranışın azalmasını sağlayacak çevresel koşulların ve olayların bilinçli biçimde düzenlenmesine dayanır.
Bu yaklaşımda amaç, istenmeyen davranış ortaya çıkmadan önce:
- Tetikleyici faktörleri tanımak,
- Ortamı yeniden yapılandırmak,
- Davranışı önleyecek alternatif yollar sunmak,
- Ve bireyin ihtiyaçlarını karşılayan uygun davranışları desteklemektir.
Bu tür müdahaleler, yalnızca sonuçla değil, nedenle çalışır. Bu da onları hem etik hem etkili kılar.
Bilimsel ve Kanıta Dayalı Bir Uygulama: Önleyici Müdahale Stratejileri ile Davranış Değiştirme
Gelişimsel farklılıklara sahip bireylerle çalışan profesyoneller ve aileler için davranışları yönetmek ve dönüştürmek, yalnızca problem ortaya çıktığında müdahale etmekten çok daha fazlasını gerektirir. Bilimsel ve kanıta dayalı uygulamalar, bireyin davranışlarını yalnızca gözlemlemekle kalmaz; aynı zamanda bu davranışların ortaya çıkma nedenlerini analiz eder ve bu nedenleri değiştirmek üzere önleyici stratejiler geliştirir.
Davranıştan Önce: Ön Koşulların Düzenlenmesi
Değiştirilmek istenen bir davranışın ortaya çıkmasından önce, bu davranışı tetikleyen olayların veya çevresel koşulların dikkatle incelenmesi gerekir. Bu bağlamda kullanılan yaklaşımlar şunlardır:
- Ortam düzenlemeleri (gürültü, ışık, oturma planı, malzeme erişimi),
- Beklentilerin netleştirilmesi (ne yapılması gerektiği, nasıl yapılacağı),
- Görsel destekler (günlük planlar, ilk–son panoları, ipuçları),
- Güdüleyici sistemler (pekiştirme stratejileri, token sistemleri),
- Alternatif davranış öğretimi (isteklerini ifade etmek, yardım istemek gibi işlevsel davranışlar).
Bu önleyici stratejiler bireyin hem duygusal hem de davranışsal regülasyonunu destekler. Yani birey kriz noktasına ulaşmadan önce desteklenmiş olur.
Kanıta Dayalı Olma Özelliği
Bu yaklaşım, Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) ve Fonksiyonel Davranış Değerlendirmesi (FBA) gibi bilimsel temelli yöntemlere dayanır. Bu sistemlerde davranış, işlevi açısından ele alınır: birey bu davranışı ne elde etmek ya da neden kaçınmak için yapıyor? Bu işlev belirlendikten sonra, davranışa neden olan çevresel etkenlerde değişiklik yapılarak davranışın önlenmesi veya azalması hedeflenir.
Davranış Değişimi İçin Sistematik Müdahale
Örneğin:
- Bir çocuk sınıfta dikkat çekmek için bağırıyorsa, bu davranışın işlevi “ilgi çekmek” olabilir. Bu durumda öğretmen, çocuk henüz bağırmadan önce onu ismen çağırarak yanına gelip dikkatini vermeyi tercih ederse, çocuk bağırmaya gerek duymayabilir.
- Veya çocuk sınıf içindeki taleplerden kaçmak için ağlıyorsa, öğretmen görevi daha küçük parçalara ayırarak, görsellerle destekleyerek ya da mola hakkı tanıyarak bu kaçınma ihtiyacını azaltabilir.
Bu tür uygulamalar davranışın öncesine odaklandığı için, hem bireyin yaşadığı zorlayıcı duygulara duyarlıdır hem de davranış sorunlarını cezalandırmaya gerek kalmadan çözmeye yardımcı olur.
Neden Önleyici Yaklaşım Tercih Edilmelidir?
- Tepkisel değil, proaktiftir. Kriz anında değil, kriz çıkmadan önce müdahale eder.
- Bireyin haklarına saygılıdır. Cezadan uzak, destekleyici bir çerçeve sunar.
- Duygusal güvenlik sağlar. Bireyin anlaşılma ve kabul görme hissini artırır.
- Uzun vadeli kalıcılık sağlar. Davranışın işlevini ortadan kaldırarak kökten çözüm sunar.