Dayanışma, İletişim, Paylaşım ve Çocuğa Verilen Değer: Reggio Emilia Yaklaşımı *İmkânsız. 100 İşte Orada! Bir çocuk 100den ibarettir Bir çocuğun 100 lisanı 100 eli 100 fikri 100 düşünme şekli oynama şekli ve konuşma şekli vardır 100 her zaman 100 dinleme şekli sevme şekli şarki söylemek ve anlamak için keşfetmek için 100 zevk 100 dünya icat etmek için hayali kurulacak 100 dünya. Bir çocuğun 100 lisanı vardır ( ve yüzlerce yüzlerce dahası ) ama 99unu çalıyorlar. Okul ve bu kültür, kafayla vücudu ayırıyor. Onlar çocuğa: elleri olmadan düşünmesini, kafası olmadan yapmasını, dinlemesini ama konuşmamasını zevk almadan anlamasını sadece yılbaşlarında ve bayramlarda sevip şükretmesini söylüyorlar. Onlar çocuğa: zaten orada olan bir dünyayı keşfetmesini söylüyorlar ve geri kalan 99unu çalıyorlar. Onlar çocuğa: iş ve oyunun gerçek ve fantezinin bilim ve hayal etmenin yerin ve göğün sebep ve rüyanın birbirine ait olmadığını söylüyorlar. Ve onlar çocuğa 100ün orada olmadığını söylüyorlar. Çocuk onlara: İmkânsız. 100 işte orada! diyor. Loris Malaguzzi Bugün pek çok ülkede okul öncesi eğitim için ilham kaynağı olan ve sayısız ziyaretçiyi kendisine çeken Reggio Emilia, İtalya’nın kuzeyinde Emilia Romagna bölgesinde yer alan nüfusu yaklaşık 150.000 olan bir yerleşim merkezidir. 22–27 Ocak 2006 tarihleri arasında katıldığım Uluslararası Çalışma Ziyareti’nin ilk gününde, “Friends of Reggio Children” adlı kuruluşun gönüllüleri tarafından Reggio Emilia kasabası gezdirildi. Amaç, kasabayı, oranın kültürünü ve yaşamını hissetmekti. Gezdiğim yerler arasında Piazza Prampolini ve Piazza San Prospero vardı. “Piazza” İtalyancada “meydan” anlamına gelmektedir. Bu “piazzalar” İtalyan kültüründe önemli bir yer teşkil etmekte; bir buluşma merkezi, devinimi ve sosyalleşme alanını temsil etmektedir. Buralarda pazarlar kurulur, insanlar bir araya gelip kafelerde kahve içip gazete okur, ortak bir alanı paylaşırlar. İleriki günlerde bu gezide gözlemlediklerim, çocuk merkezlerine olan izdüşümlerini fark etmemde ve kasaba halkını anlamamda yardımcı oldu. Daha önce Reggio Emilia’ya ziyarete gelen Amerikalı Psikolog Jerome Bruner’in şu sözleri, insanın yaşadığı yeri tanıması, oradaki yerel kaynaklardan faydalanması ve ihtiyaçtan yola çıkarak hareket etmesi gerektiğine ışık tutar nitelikte: “Nerede olduğunu bilmek, kendini nerede bulduğunu bilmek, insanın kimliğini, eşsizliğini ve de dünyadaki yerini anlamaya yardımcı olur. Her yerin kendi ruhu, kendi geçmişi ve kendi düşleri vardır.” Reggio Emilia okullarının temeli, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kadınların çocukları için daha iyi bir gelecek sunabilmeleri ve yaratabilmeleri umuduyla atılmış; kendi elleriyle “tuğla üstüne tuğla” atarak, 1946 yılında ailelerin dayanışmasıyla yürütülen bir okul açılmıştır. Bu ilk okulun açılmasından itibaren desteği olan öğretmen ve öncü Loris Malaguzzi (1920–1994), 1963 yılında Reggio Emilia belediyesinin desteğini de alarak 3–6 yaşa yönelik ilk belediye anaokulunun kurulmasını sağlamıştır. Daha sonra 1971 yılında belediyenin ilk kreşinin (3 aylık–3 yaş) açılmasına ön ayak olmuştur. 1994 yılında, Reggio Emilia’daki okul öncesi merkezlerini yakından tanımak isteyenlerle paylaşımları arttırmak ve profesyonel gelişimi desteklemek amacıyla çocukların haklarını koruyan ve savunan “Reggio Children” adıyla bir kuruluş açılmıştır. Yine aynı yıl gönüllülerden oluşan “Friends of Reggio Children Association” kurulmuştur. Burası aynı zamanda geri dönüşüm merkezi olan REMİDA’yı yürütmektedir. REMİDA, endüstriden ve şirketlerden bağışlanan artık materyallerin kaynak olmasını, yeniden biçim almasını sağlar. Öğretmenler ve aileler bu malzemeleri keşfetmek amacıyla burada gerçekleşen atölye çalışmalarına katılır. Parfüm şişeleri, araba farları, bilgisayar parçaları, teller, karton, kablo, kâğıt, düğmeler, deri, kumaş parçaları vb. malzemeler Reggio Emilia’daki okullarda, yüksek öğrenim kurumlarında, eğitim, kültür, spor ve çevre derneklerinde, engelli merkezlerinde çalışan kişilere ve öğretmenlere dağıtılır. 2000 yılından beri her Mayıs ayında geleneksel REMİDA Günü düzenlenir; çocukların, büyüklerin yaptığı çalışmalar “Piazza”larda, parklarda, sokaklarda sergilenerek geri dönüşüme dikkat çekilir. Son olarak 2004 yılında, Loris Malaguzzi’nin hayalini kurduğu proje, ne yazık ki ölümünden sonra gerçekleşmiş ve bir merkez açılmıştır. “Loris Malaguzzi International Centre”, farklı disiplinlerden insanların, birbirleriyle kültür, sanat ve bilgiyle ilgili paylaşımlar yapmalarını sağlayan bir merkezdir. 11,640m2lik yüz ölçümü olan bu merkezin içinde atölyeler, konferans salonu, oyun alanları, tiyatro, sergi alanları, lokanta, kitapçı, kütüphane, okul öncesi merkezi ve arşiv odası yer almaktadır. Ayrıca öğretmenlerin, eğitimcilerin, ailelerin ve akademisyenlerin araştırma yapabilecekleri alanlar vardır (Rechild, 2005). Günümüzde, Reggio Emilia belediyesine bağlı 13 kreş (“Nido”) ve 21 anaokulu (Scuola dell’infanzia) bulunmaktadır. Belediyenin bu okul öncesi çocuk merkezlerine her sosyo-ekonomik ve eğitim altyapısından çocuklar katılır ve engellilere öncelik tanınır. Reggio Emilia’da çocukların %90’ı okul öncesine eğitimi almakta (Reggio Commune, 2004); bunların %50’si belediyenin merkezlerine devam etmektedir (Edwards, Gandini, & Forman, 1998). Yine dikkat çeken bir başka özellik, şehir bütçesinin %10’unun erken çocukluk eğitimine destek için ayrılmış olmasıdır, bu da yaklaşık 19.000.000 Euro civarındadır. Kreşlerde 4 grupta yaklaşık 70 çocuk vardır ve 11 öğretmen, 1 atölyeci (atelierista), 1 aşçı, 6 yardımcı personel olmak üzere 19 kişi görev almaktadır. Aşçılar ve yardımcı personel, öğretmenlerin yaptığı toplantılara birlikte katılmaktadır, böylelikle bilgi akışı sağlanmaktadır. Görev hiyerarşisi olmadığı için kararlar beraberce alınır, planlamaya herkes dahil edilir. (Project Zero and Reggio Children, 2001) Çocuklar (4 Grup) Toplam çocuk sayısı Grup Çocuk sayısı Yaş 70 Infants 27 3 – 9 aylık Toddlers 1 10- 18 aylık Toddlers 2 43 19-24 aylık Toddlers 3 24 ay üstü Kadro Öğretmenler 11 Aşçı 1 Tam gün yardımcılar (Merkezin tüm yaşantısına doğrudan, etkin olarak katılabilen temizlik için yardımcı personel) 3 Yarım gün yardımcılar 3Anaokulu düzeninde, kreşinkinden biraz farklı olarak, sınıf sayısı 2–4 arasında değişebilmektedir, çocuk sayısı da bununla doğru orantılı olarak 52–110 arasında olabilmektedir. Örneğin 3 sınıflı bir anaokulunda 6 öğretmen (her sınıfta 2 öğretmen), 1 atölyeci (atelierista), 1 aşçı, 5 de yardımcı personel görev yapmaktadır. Anaokulları ve kreşlerde öğretmenler haftada 36 saat çalışmaktadırlar. Bunun 30 saati çocuklarladır, 6 saat ise diğer etkinliklerdir. Öğretmenler ve çocuklar 3 sene boyunca birlikte devam ederler, bu da topluluk bilincini destekler.Eğitim kadrosunun çalışma saatleri Haftalık toplam çalışma saati Çocuklarla *Diğer faaliyetler 36 30 6 * Profesyonel gelişim, planlama, materyallerin hazırlanması, şehir/belediye/topluluk idaresi, ailelerle toplantı, başka toplantılar, dokümantasyon vb.Reggio Emilia okul öncesi merkezlerinde müdür yoktur. Paylaşım ve iletişim esastır; sınıflar tek bir öğretmene ait değildir. Öğretmen, aşçı ve yardımcı personelin yanında Pedagogista, Atelierista ve velilerin de önemli bir rolü vardır. Pedagogista, psikoloji/ eğitim uzmanıdır ve yaklaşık 5–6 okuldan sorumludur (New,1993). Öğretmenleri koordine eder, onlara rehberlik yapar, destek sağlar, hizmet içi eğitim düzenler, ailelerle görüşür. Atelierista (atölyeci), Görsel Sanatlar mezunu bir sanatçıdır. Görevi, çocukların farklı sanatsal diller aracılığıyla kendilerini ifade etmelerine yardımcı olmaktır. Genellikle bunu okulların içinde bulunan, doğal malzemeler ve sanat materyalleri donanmış büyük ve küçük atölyelerde (Atelier) gerçekleştirir. Öğretmenlerle planlama geliştirmede, dokümantasyonda beraber çalışır. Velilerin de okulla ilgili alınacak kararlarda düşünceleri ve fikirleri ile katılımı beklenmektedir. Çocuğun gelişimini takip etmenin yanı sıra, çocuğun ilgi alanlarını okulun çalışanlarıyla paylaşarak, planlamada ve değerlendirmelerde okul ile işbirliği içerisindedirler. Ziyaretim esnasında velilerle yaptığımız görüşmede, okullara kendi elleriyle kitaplık, eğitim araçları ve bahçe düzenlemeleri yaparak da katkı sağladıklarını öğrendim. Çocuğu olmayan veya çocukları bu okullara gitmeyenlerin bile bu etkinliklere katıldıkları, projeleri bilgi/becerileri ile destekledikleri anlatıldı. Veli-öğretmen görüşmelerinin birebir değil, bir sınıftaki tüm velilerin katılımıyla gerçekleşen akşam toplantılarının, kimi zaman sabahın ikisine kadar sürdüğünü söylediklerinde, çocuğa olan inancı ve onu nasıl merkeze aldıklarını gördüm. Bu okul öncesi merkezlerinin, en önemli özellikleri çocuğun ihtiyaç ve ilgilerini temel almaları; çocuğun toplumun bir bireyi olduğu bilinci; ailenin yanında toplumun-belediyeden tüm kasaba halkına kadar herkesin-katılımcı ve destekçi olması ve bilgi paylaşımına açık olunmasıdır.Reggio Emilia felsefesinde çocuklar sadece ihtiyaç sahibi olarak değil, hak sahibi olarak kabul edilirler. Çocuklara iyi bir bakım ve sağlıklı öğretim alma hakkı verilir. Onlara, araştırma, hipotez kurma, deneme, hata yapma ve hatalarını kendi kendilerine düzeltme fırsatı tanınır. Çocukların “yüz dili” olduğu görüşü vardır. Bu görüş, onların somut yaşantılarını, resim, heykel gibi sembolik ifadelere dönüştürdükleri çok sayıdaki dili ifade etmektedir. Çocuk, doldurulacak boş bir kutu olarak algılanmaz. Çevreyi 3. öğretmen olarak saydıkları bu merkezlerde, çocukların tüm duyularına hitap edilmesi esas alınmıştır. Mat, sakinleştirici renkler, doğal ve doğadan temin edilen malzemeler, aydınlatılmış masalar, ışığa verilen önem, esanslı mumlar/tütsüler ve aynalar, merkezlerde dikkat çeken unsurlardan bazılarıdır. Pencerelerin yerden tavana kadar uzanması, odalar arasında camların bulunması, aydınlığı ve akışı sağlamıştır (Bennet, 2001). Alanın ve zamanın doğru ve etkin olarak kullanılmasına önem verilmiştir. Çocuklar için birlikte zaman geçirebilecekleri, çalışabilecekleri ortamların yanı sıra, yalnız kalabilecekleri ortamlar da yaratılmıştır. Okulların tümünde sınıflar “Piazza”ya açılır. Her okulun farklı mimarisi olmasına rağmen hepsinde ortak olan, farklı yaş gruplarından çocukların bir araya geldiği bir buluşma alanı, etkileşimlerin olduğu bir meydan barındırmasıdır, tıpkı kasabının içinde bulunanlar gibi. Piazza, çocukların enerjilerini boşaltacakları bir yer değil, dramatizasyon yaptıkları, kostümler giyip oyunlar kurdukları, keşifler yaptıkları bir mekandır. Piazza’daki panolarda velileri bilgilendirmek amacıyla, yürütülmekte olan projeyle ilgili gelişmeler, çocukların kendi aralarındaki diyaloglar ve günlükler asılıdır. Çocukların yaptığı çalışmalar burada da sergilenmektedir.Reggio Emilia okul öncesi merkezlerinde, belirli bir müfredat, önceden belirlenmiş temalar yoktur. Etkinlikler belli bir zaman dilimine ayrılmamıştır. Hikaye anlatma, şarkı söyleme, okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları, matematik etkinlikleri (harfler, sayılar), yoğurma maddeleri, artık malzemelerle çalışma (kolaj), gölge oyunları, bilgisayar ve tepegözle yapılan çalışmaların yanında projeler de yer almaktadır. Projeler bazen birkaç hafta bazen de aylarca sürebilir ve genellikle sayısı küçük olan gruplarla yürütülür. Projelerle çocuğun bir konuyu derinlemesine öğrenebilmesi amaçlanmıştır. Proje konuları su birikintisi, gölgeler, dinozorlar, sarı papatyalar, kasaba meydanındaki aslan heykelinin portresi, koku yakalama makinesi gibi olabilmektedir. Öğretmenlerin etkin dinlemesiyle çocukların ilgilendikleri konular, kilit kelimeler takip edilmekte, buradan yola çıkılarak bu projeler oluşmaktadır. Çocukların dile getirdikleri konuların yanında öğretmenler, ailelerden edindikleri bilgiler ışığında da öneriler verebilmektedir. Proje ve etkinlikleri yönlendirecek hipotezleri ve genel amaçları belirlemekte, bunlarla ilgili hazırlıklar yapmaktadırlar. Progettazione, etkinlikler ve projenin akışı sırasında ortaya çıkmakta ve esnek olduğu için istenilen yönde değişiklikler yapılmaktadır. Progettazione, geçmiş deneyimlere ve gözlemlere dayanarak projenin nasıl devam edeceğine dair yapılan konuşma, paylaşım ve tartışma bütünüdür, bir “program” değildir. Progettazione’da linear (doğrusal) bir yol çizilmez. İleri gitmeler, durmalar ve geri dönmeler yapmak mümkündür. Pedagogista Carlina Rinaldi, Progettazione’ı şöyle anlatıyor: “Ben bunu bir yolculuğa çıkma metaforuna benzetiyorum. Saatleri ve rotası belli olan bir tren yolculuğuna çıkmak değil de elinde bir pusula ile yolunu bulduğun bir yolculuk” (Edwards, Gandini, & Forman, 1998). Burada öğretmen iyi bir dinleyici, iyi bir gözlemci ve paylaşımcıdır; diğer öğretmen arkadaşlarından gelecek eleştirilere ve yorumlara açıktır. Bilinmeyen bir yolu takip ettiği için risk alabilendir, çocukla birlikte öğrenendir. Öğrenme, ağaç metaforundaki gibi dallara budaklanarak ilerlemekten daha ziyade karman çorban bir spagettiye benzetilir ve buradaki öğrenme, dokümantasyon (belgelendirme) ile somutlaştırılır. Progettazione’da ilerleme, durma veya geriye gitme dokümantasyon ile olur. Dokümantasyon, en son raporu oluşturmak, yapılan çalışmaları portfolyo olarak biriktirmek değildir. Öğretmenlerin aldığı notlar, tuttuğu günlükler, yazdığı diyaloglar, çekilen fotoğraflar, kaydedilen konuşmalar, videolar, önerilen hipotezler ve gözlemler bütünüdür; sürekli gözden geçirilir, yenilenir, yeniden yorumlanır. Böylelikle bilginin nasıl öğrenildiğine ışık tutulur; hem öğretmenlere, hem çocuklara hem de velilere. Bu sunumun sonunda sizlere kendimizi yeniden gözden geçirme, yeniden yorumlama ve yenilemek amacıyla birkaç soru soracağım: • Çocukların söylediklerini gerçekten dinliyor muyuz? • Davranış bozukluğu dediğimiz farklı öğrenme biçimleri değil midir? • Bekleyip, gözlemleyip öyle mi harekete geçiyoruz? • Çocuklara soru sormuş olmak için mi soru soruyoruz? • Hem kendimizi hem de çocuklarla koşuşturma içerisinde miyiz? • Kendi kültürümüz ve ihtiyaçlarımızdan yola çıkıyor muyuz? • Sorguluyor muyuz?… Her şeyi? • Çocukların kendilerini anlamaları için neler yapıyoruz?Son olarak Loris Malaguzzi’nin çocuktaki doğal öğrenme dürtüsünü destekleyen şu sözleri ile bitirmek istiyorum: “Hiçbir zaman çocuğa kendi kendine öğrenebileceği şeyleri öğretmeyin”.Kaynaklar Bennet, T. (2001). Reactions to Visiting the Infant-Toddler and Preschool Centres in Reggio Emilia, Italy. Early Research and Practice. Volume 3,number 1. (Available at: http://ecrp.uiuc.edu/v3n1/bennett.html ) Edwards, Carolyn; Gandini, Lella; & Forman, George (Eds.). (1998) The Hundred Languages of Children, The Reggio Emilia Approach-Advanced Reflections (2nd ed.,p5,p119). Greenwich, CT: Ablex. New, Rebecca S. (1993). Reggio Emilia: Some lessons for U.S. educators. ERIC Digest. Champaign, IL: ERIC Clearinghouse on Elementary and Early Childhood Education. ED354988. (Available at: http://www.ericdigests.org/1993/reggio.htm Project Zero and Reggio Children (2001). The Reggio Approach –School Organisation, Extracted from “Making Learning Visible : Children As Individual And Group Learners” Reggio Emilia, Italy: Reggio Children S.r.l. and Reggio Children/USA. (Available at: http://www.reggioinspired.com/reggioschools.htm) “Rechild” (Dec. 2005), Reggio Children Newsletter, Reggio Emilia, Italy: Reggio Children S.r.l. No: 2. “Reggio Commune” (Dec.2004), Preschools for children-Enrollments 2005–2006 school year, Bi-weekly bulletin of the Reggio Emilia City Administration. No:11. Rinaldi, Carlina. (2006). In Dialogue with Reggio Emilia: Listening, researching and learning. (P7,P28, P57–59,P127, P132.)New York, NY: Routledge. KAYNAK: Amus, Gaye. (2006). “Dayanışma, iletişim, paylaşım ve çocuğa verilen değer: Reggio Emilia Yaklaşımı“, Zil ve Teneffüs Dergisi, Sayı: 6, s.48-54. |