Otistik bireylerin sık sık rutine bağlı yaşadığına şahit olmuşsunuzdur. Belki her gün aynı giysiyi giyiyorlar, aynı yemeği yiyorlar ya da sabah kalkınca yaptıkları sırayı hiç değiştirmiyorlar. Peki neden?
Birçok insan “rutini seviyorlar” der. Ama bu tam olarak doğru değil. Aslında mesele şu: değişim genellikle rahatsız edici gelir. Yeni bir şey denemek korkutucu olabilir, çünkü otistik bireylerin beyinleri genellikle beklenmedik şeyleri öngörmekte zorlanır. Belirsizlik, yoğun bir stres kaynağı haline gelebilir. O yüzden aynı kalmak, tanıdık olanla kalmak, bir tür güvenlik sağlar.
Hedonik Adaptasyon mu? Yoksa Sadakat mi?
Nörotipik bireyler (yani otizmli olmayanlar), bir şeyi sık sık yaptıklarında zamanla o şeyden daha az keyif almaya başlarlar. Bu psikolojik olaya “hedonik adaptasyon” denir. Örneğin her gün aynı içeceği içmek, aynı yemeği yemek bir süre sonra sıkıcı gelir.
Ama birçok otistik bireyde durum tam tersidir. Onlar aynı tat, aynı rutin, aynı kokuya her seferinde aynı şekilde bağlanabilirler. Örneğin biri her gün aynı meyve suyunu içtiğinde yine aynı sevinci yaşayabilir. Bu, bazı yönleriyle sadakate benzer: aynı eşyaya, kişiye, kıyafete, hatta oturdukları koltuğa bile derin bir bağ geliştirebilirler.
Rutin Sadece Konfor Değil, Bir Düzen Çerçevesidir
Rutinler, otistik bireyler için sadece “alışkanlık” değildir. Gün içinde neler olacağını bilmek, zihinlerini hazırlamalarını kolaylaştırır. Aynı zamanda çevresel uyaranlara (ışık, ses, koku gibi) karşı hassas oldukları için, tanıdık bir akış bu uyaranların etkisini azaltır.
Örnek:
Hafta içi her sabah 08:30’da kahvaltı, ardından 09:00’da iş başı. Eğer bir gün kahvaltı gecikirse ya da yerine farklı bir şey konulursa, bu minik değişiklik büyük bir huzursuzluğa yol açabilir. Hatta günün geri kalanı da raydan çıkmış gibi hissedilebilir.
Rutin Bozulursa Ne Olur?
Rutin, otistik bireyler için bir tür “zemin” gibidir. Günlük yaşamlarının temeli bu düzen üzerine kuruluysa, aniden bir değişiklik yaşandığında sanki altlarındaki zemin çekilmiş gibi hissedebilirler. Bu durum anksiyeteyi artırabilir, duygusal tepkiler yaratabilir (sinirlenme, kapanma, ağlama vs.).
Bir örnek:
Bir otistik birey 30 yıldır aynı kuaföre gidiyor ve hep aynı saç kesimini yaptırıyor. Bir gün kuaför değişir ya da saç farklı kesilirse, bu değişiklik sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bir “düzen bozulması” anlamına gelir. Kişi bu yeni duruma uyum sağlamakta zorlanabilir.
Sonuç Olarak: Sevgi Değil, Güven İhtiyacı
Otistik bireyler genellikle “rutin sever” diye etiketlenir ama işin aslı şu: rutin, değişken bir dünyada güven ve istikrar sağlar. Bu, dışarıdan sadece tekrar gibi görünse de içeriden bakıldığında bir baş etme stratejisidir. Bazen bu rutinler kendi özgürlük alanlarını daraltır gibi hissettirse de, belirsizliğin yarattığı stresi azaltmada çok etkili bir araçtır.