Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), bireylerin iletişim ve sosyal etkileşim becerilerini etkileyen nörogelişimsel bir farklılıktır. Otizmli bireyler, başkalarıyla etkileşim kurarken zorluk yaşayabilir, davranışlarında tekrarlayan kalıplar gösterebilir ve çevresel uyaranlara karşı farklı duyarlılıklar sergileyebilirler.
Araştırmalar, otizmin erkeklerde kızlara kıyasla daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, gelişmiş ülkelerde otizm tanısının daha yaygın olduğu bilinmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, erken tanı olanaklarının gelişmiş sağlık sistemleri sayesinde daha erişilebilir olmasıdır. Çalışmalar, otizmin doğumdan itibaren mevcut olabileceğini göstermektedir.
Otizmin semptomları hafif iletişim zorluklarından daha belirgin sosyal ve davranışsal farklılıklara kadar geniş bir yelpazede değişiklik gösterebilir. Günümüzde otizm için bilinen kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak farkındalığın artması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi, vaka sayılarının daha görünür hale gelmesini sağlamıştır.
Ülkelere Göre Otizm Oranları
Otizm oranları ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. İşte yapılan araştırmalara göre bazı ülkelerdeki veriler:
10. Portekiz (10.000’de 9,2)
332.808 okul çağındaki çocukla yapılan bir çalışmaya göre, Portekiz’de her 10.000 çocukta yaklaşık 9,2 otizm vakası görülmektedir. Azor Adaları’nda ise bu oran 15,6’ya çıkmaktadır. Çoğu vakada otizme solunum yolu rahatsızlıkları gibi başka tıbbi durumlar da eşlik etmektedir.
9. Brezilya (10.000’de 27,2)
Brezilya’da yaklaşık 1,5 milyon otizmli birey yaşamaktadır. Bozukluk federal yasalarca bir engellilik olarak kabul edilmekte ve otizmli bireyler sosyal yardımlardan yararlanabilmektedir. Ancak haklar ve sağlık hizmetleri konusunda zaman zaman belirsizlikler yaşanmaktadır.
8. Hong Kong (10.000’de 49)
Hong Kong’da her 10.000 kişiden yaklaşık 49’unda otizm görülmektedir. Hükümete göre bölgede 3.800 civarında otizmli birey vardır. Devlet desteğinin sınırlı olması, sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını zorlaştırmaktadır.
7. Avustralya (10.000’de 66,6)
Araştırmalar, Avustralya’da artan otizm oranlarının aslında daha iyi farkındalık ve gelişmiş tanı araçlarından kaynaklandığını göstermektedir. Devlet, otizm tanısı almış çocukların ailelerine “Bakıcı Ödeneği” desteği sağlamaktadır.
6. Danimarka (10.000’de 68,5)
Danimarka’da otizmin nedenleri üzerine yapılan çalışmalar kesin bir sonuç vermemiştir. Ancak devlet, otizmli bireylere daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgulamaktadır.
5. İrlanda (10.000’de 100)
Dublin’de yapılan araştırmalar, İrlanda’daki otizm oranlarının 10.000’de 100 olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran ABD ve Birleşik Krallık ile benzerdir. Erkeklerde tanı sayısı daha yüksek olsa da kadınlarda tanı eksikliği yaşandığı düşünülmektedir.
4. Birleşik Krallık (10.000’de 100)
NHS verilerine göre, Birleşik Krallık’ta her 100 çocuktan biri otizm spektrumundadır. Erkeklerde tanı oranı kızlara kıyasla yaklaşık 5 kat fazladır.
3. Kanada (10.000’de 152)
Kanada Halk Sağlığı Kurumu, ülkedeki otizm oranını 10.000’de 152 olarak açıklamıştır. Ayrıca, MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısı ile otizm arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını özellikle vurgulamıştır.
2. Japonya (10.000’de 161)
New Scientist’e göre Japonya’da otizm oranı 10.000’de 161’dir. 1990’larda MMR aşısıyla ilgili yanlış inanışlar yaygın olsa da, aşı zorunluluğu kaldırıldıktan sonra bile otizm oranlarında düşüş olmamıştır. Bu durum, aşılarla otizm arasında bir ilişki olmadığını göstermektedir.
1. Amerika Birleşik Devletleri (10.000’de 168)
CDC verilerine göre ABD’de her 10.000 çocuktan 168’ine otizm tanısı konmaktadır. Ancak uzmanlar, bu artışın otizmin gerçekten daha yaygın olmasından mı yoksa tanı yöntemlerinin daha hassas hale gelmesinden mi kaynaklandığını tartışmaktadır.
Sonuç
Dünya çapındaki otizm oranları, yalnızca otizmin biyolojik yaygınlığını değil, aynı zamanda sağlık sistemlerinin tanı kapasitesini ve toplumsal farkındalığı da yansıtmaktadır.
- Gelişmiş ülkelerde yüksek oranlar, daha etkin tanı sistemleri sayesinde elde edilmektedir.
- Gelişmekte olan ülkelerde düşük oranlar, çoğu zaman farkındalık ve kaynak eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
Otizm bir hastalık değil, nöroçeşitliliğin bir parçasıdır. Önemli olan, erken tanı, toplumsal farkındalık ve devlet destekleriyle otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmaktır.
kaynak:https://www.worldatlas.com/articles/countries-with-the-highest-rates-of-autism.html