Otizm, toplumda genellikle dışarıdan gözlemlenen ve “tuhaf” olarak etiketlenen davranışlarla tanımlanır. Bu davranışların listeleri, otizmin ne olduğu hakkında bir algı oluşturur ve bu algı, otistik bireyleri sadece bir dizi semptomdan ibaretmiş gibi gösterir. Ancak otizm davranışsal değildir; otizm, atipik davranışların sonucu olan nörolojik bir farklılıktır. Davranış, içeride olanların sadece bir dış tezahürüdür.
Tıpkı korkunun kendisinin soğuk ter veya titreme olmadığı gibi, otizmin de kendisi, el çırpma veya göz temasından kaçınma gibi davranışlar değildir. Bunlar, derin bir içsel deneyimin fiziksel yansımalarıdır.
ABA ve “İçsel Varlığın” Reddi
Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) gibi otizmle etkileşimde en popüler yaklaşımlar, bu “içsel varlığı” sıklıkla reddeder. Onlara göre sadece dışsal tezahürler önemlidir ve bu davranışları değiştirmek otizmi “düzeltir.” Bu yaklaşım, otistik bireylerin düşünme, hissetme ve arzu etme gibi insanî özelliklerini görmezden gelir.
- İnsanlığın Reddi: Otistik davranışın sadece dört işlevi olduğunu iddia etmek, otistik insanların düşünce, itki ve duygu dolu bir iç dünyası olduğunu inkar etmektir. Sanki otistik insanlar sadece dışarıdan gelen uyaranlara tepki veren robotlar gibidir.
- “Bunu Kendin İçin Kabul Eder miydin?”: Bir şairin derin duygularını, dikkat çekme çabasına indirgemeyi düşünür müsünüz? Elbette hayır. Aynı şekilde, bir otistik bireyin deneyimlerini de sadece dışa vurulan tepkilere indirgemek, onun insanlığını reddetmektir.
Zengin Bireyselliğin ve Engelliliğin Çelişkisi
Toplum, derin bir engelliliğin zengin bir bireysellikle bir arada var olamayacağına inanır. Bu yanılgı, insanlığı sadece “geçerli” olanlarda tanımamıza yol açar. Bir engellilik, temelde insanlık dışı olarak görülür. Ancak bu doğru değil. Derin bir engelliliğin ve derin bir bireyselliğin eşzamanlı varlığı her yerde bulunur.
Otistik bireyler, dışarıdan gelen kontrol teknolojileriyle (“davranışları değiştirme”) daha “normal” hale getirilebilirler. Ama bu onları daha insancıl yapmaz. Bu onları sadece, yaşamları üzerinde güç sahibi olanlar için daha katlanılabilir hale getirir.
“Tahammül edilebilir olmak,” kendi hayatınız için belirleyeceğiniz bir hedef midir? Elbette hayır.
Otizmin sadece davranışsal olduğunu söylediğinizde, otistik insanların bireyselliğini reddeden bir harekete katılırsınız. Otistikleri sadece davranışlarının bir yansıması olarak görmek, onların düşüncelerini, duygularını ve iç dünyalarını inkar etmektir. Oysa otizm, dışarıdan görülenlerden çok daha fazlasıdır.