Problemli Davranışı Tanımlamada Kriterler
Bir davranışı problemli ya da müdahale gerektiren bir durum olarak kabul edebilmek için belirli ölçütler çerçevesinde değerlendirme yapmak gerekir. Bu ölçütler sayesinde hem davranışın çocuğun gelişimi üzerindeki etkisi anlaşılır hem de uygun bir destek planı oluşturmak mümkün hale gelir. Bu kriterlerin başlıcaları şunlardır:
1. Davranışın Sıklığı (Frekansı)
Tanım:
Davranışın ne kadar sık tekrarlandığı, onun problemli olup olmadığını değerlendirmede en temel göstergelerden biridir. Nadiren ortaya çıkan bir davranış bazen göz ardı edilebilirken, sık tekrar eden davranışlar çocuğun günlük yaşamını, öğrenme sürecini ya da sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.
Örneklerle Açıklama:
- Nadiren görülen davranış:
Bir çocuk haftada bir kez öfkelendiğinde yere oturup ağlıyorsa ve kısa sürede sakinleşebiliyorsa, bu durum gelişimsel olarak tolere edilebilir düzeydedir. - Sıklıkla tekrar eden davranış:
Ancak aynı çocuk günde 7–8 kez kendini yere atıyor, yüksek sesle çığlık atıyor ve bu durum 15-20 dakika sürüyorsa, artık bu davranış bir “problem davranış” olarak ele alınmalıdır. Çünkü davranışın sıklığı, çocuğun gündelik yaşamına, öğrenme sürecine ve sosyal ilişkilerine zarar vermeye başlamıştır. - Sosyal ortamlarda etkisi:
Bir başka örnek, çocuk sınıfta ders sırasında sürekli ses çıkarıyor ve öğretmenin anlatımını kesiyorsa, bu hem kendi öğrenmesini hem sınıfın genel işleyişini sekteye uğratır. Günde bir kez yapmasıyla, her ders saatinde bu davranışı sergilemesi arasında ciddi bir fark vardır.
2. Davranışın Şiddeti ve Yoğunluğu
Tanım:
Davranışın fiziksel ya da duygusal olarak ne kadar yoğun yaşandığı da önemli bir kriterdir. Davranış şiddetli olduğunda, sıklığı az olsa bile ciddi sonuçlar doğurabilir.
Örneklerle Açıklama:
- Şiddeti düşük davranış:
Çocuk bazen kalemini yere atıyor ama kimseyi hedef almıyor ve kısa sürede sakinleşiyorsa, bu davranış daha hafif düzeydedir. - Şiddeti yüksek davranış:
Aynı çocuk öfkelendiğinde arkadaşına vuruyorsa, eşyaları kırıyorsa veya kendine zarar veriyorsa (saç yolma, başını vurma gibi), bu durum sıklığı düşük olsa bile şiddetinden dolayı mutlaka değerlendirilmesi ve müdahale edilmesi gereken bir davranışa dönüşür. - Yoğunluk faktörü:
Çocuğun bir davranışı sergilerken ne kadar süre o davranışta kaldığı da önemli bir göstergedir. Örneğin, öfkelendiğinde sadece birkaç saniye bağırmasıyla, 45 dakika boyunca kontrolsüzce bağırması arasında ciddi fark vardır.
3. Davranışın Gündelik Yaşama Katkısı veya Engelleyiciliği
Tanım:
Davranışın çocuğun kendi ihtiyaçlarını karşılama, sosyal ilişkiler kurma ya da öğrenme gibi gündelik işlevselliğini ne ölçüde etkilediği değerlendirilmelidir.
Olumlu-olumsuz katkı açısından örnekler:
- Olumsuz katkı:
Bir çocuk her gün yemek saatinde masa başında oturmak yerine yerlerde sürünüyorsa, bu durum hem yeme düzenini bozar hem de hijyen ve sağlık açısından sorun yaratır. Ayrıca, aileyle birlikte yemek yeme sosyal becerisini geliştirmesini engeller. - Olumlu işlevi var gibi görünen ama uzun vadede olumsuz olan davranış:
Bazı çocuklar dikkat çekmek için sürekli komik davranabilir, öğretmenle sohbeti derse tercih edebilir. İlk başta bu davranış “sosyal” gibi görünse de, dersin bölünmesine ve öğrenme sürecinin aksamasına neden oluyorsa, yine problemli davranış olarak değerlendirilir. - Gündelik yaşama uyumsuzluk:
Çocuğun belirli davranışları, yaşıtlarına katılımını zorlaştırıyorsa – örneğin parkta diğer çocuklarla oynamak yerine tek başına ve tekrarlayıcı şekilde el sallamak gibi – bu durum, çocuğun sosyal gelişimine ket vurabilir.
Kısa Özet: Problemli Davranışta Ölçütler Tablosu
| Kriter | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Sıklık (Frekans) | Gün içinde ya da haftada kaç kez oluyor? | Günde 6 kez öfke nöbeti geçirmek |
| Şiddet (Intensity) | Fiziksel veya duygusal zarar verici düzeyde mi? | Başını sertçe duvara vurmak |
| Yoğunluk (Duration) | Ne kadar süre devam ediyor? | 30 dakika boyunca kontrolsüz ağlama |
| İşlevsellik (Functionality) | Gündelik yaşamı engelliyor mu? Sosyal, akademik ya da öz bakım becerilerini etkiliyor mu? | Tuvalete gitmeyi reddetmek, okuldan kaçmak, kimseyle göz teması kurmamak |