Otizm spektrum bozukluğu (OSB) dendiğinde çoğumuzun aklına çocuklar gelir. Ancak bir gerçek var ki, otizmli çocuklar da büyüyor, yaşlanıyor. Peki, yaşlanan otizmli bireylerin neye ihtiyacı var? Onları neler bekliyor? Bugün bu soruların peşinden gideceğiz.
Otizm Yaşla Birlikte Kaybolmaz
Otizm, hayat boyu süren bir farklılıktır. Ama yaşlandıkça bu farklılığın etkileri de değişebilir. Tıpkı nörotipik bireylerde olduğu gibi, otizmli bireyler de yaş aldıkça fiziksel sağlık sorunları yaşayabilir, bilişsel olarak yavaşlayabilir ve sosyal çevreleri daralabilir. Ancak bu süreç onların özel ihtiyaçlarını daha da görünür hale getirir.
Örneğin, bazı yaşlı otizmli bireylerde hafıza sorunları artabilir, duyusal hassasiyetleri değişebilir ya da anksiyete gibi ruhsal zorluklar daha belirgin hale gelebilir. Ama en önemlisi, bu bireyler genellikle “anlaşılamama” riskine daha fazla maruz kalır. Çünkü çevre, onları ya “sadece yaşlı” ya da “sadece içine kapanık” biri olarak etiketleyebilir.
Tanı Almadan Yaşlanmak
Pek çok yetişkin, özellikle de 50 yaş üzeri birey, yaşamı boyunca otizm tanısı almadan hayatına devam etti. Sessizce “farklı” olduklarını hissettiler, ancak çoğu zaman bu farkın adı konulmadı. Bu nedenle, yaşlılık döneminde tanı almanın ya da hiç tanı almadan yaşlanmanın getirdiği duygusal yük, oldukça ağır olabilir.
Birçok otizmli yaşlı birey, hayat boyu çevresiyle uyum sağlamak için kendini zorladı. Bu maskelenme çabaları zamanla tükenmişliğe, depresyona ve yalnızlığa yol açabiliyor. Bir bireyin 60 yaşında “Meğer ben otistikmişim” demesi, onun yaşam deneyimlerinin yeniden anlamlandırılmasına neden olabiliyor. Bu başlı başına büyük bir duygusal yolculuk.
Yaşlı Otizmli Bireyler Ne Yaşıyor?
Araştırmalar, otizmli bireylerin yaş aldıkça şu başlıklarda zorluklar yaşadığını gösteriyor:
- Fiziksel sağlık sorunları: Kronik ağrılar, uyku bozuklukları, mide-bağırsak sorunları gibi rahatsızlıklar sık görülüyor.
- Bilişsel değişimler: Zihinsel yorgunluk, odaklanma zorluğu ve rutin dışı durumlara tolerans azalması yaşanabiliyor.
- Ruh sağlığı: Anksiyete, depresyon ve yalnızlık hissi sıklaşıyor.
- Sosyal izolasyon: Yaş ilerledikçe sosyal çevre daralıyor, destek sistemleri zayıflıyor.
- Destek eksikliği: Yaşlılık dönemine özel, otizm duyarlılığı olan sağlık hizmetleri oldukça sınırlı.
Peki Ne Yapabiliriz?
Yaşlı otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmak için öncelikle onları görünür kılmalıyız. İşte birkaç öneri:
Son Söz: Sessizce Yaşlanan Bir Kuşağı Görmezden Gelemeyiz
Otizmli yaşlı bireylerin sayısı artıyor. Bu bireyler, çocukluklarında destekten yoksun büyüdüler, yetişkinliklerinde sistem içinde görünmez oldular ve şimdi yaşlılıklarında hâlâ anlaşılmayı bekliyorlar. Onların sesi olmalıyız.
Otizm sadece çocuklukla sınırlı bir durum değil. Ve yaşlılık da sadece fiziksel yorgunluk değil. Her yaşın kendine özgü ihtiyaçları ve güzellikleri var. Otizmli yaşlı bireylerin bu süreçte yalnız kalmaması için hepimize görev düşüyor.
kaynak:https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1750946718301247