Otizmle İlgili 10 Önemli Tedx Konuşması
Tedx'te yer alan birbirinden güzel otizmle ilgili farklı bir bakış açısı edinmek isterseniz bu seriyi izlemelisiniz.
Tedx'te yer alan birbirinden güzel otizmle ilgili farklı bir bakış açısı edinmek isterseniz bu seriyi izlemelisiniz.
Bugün günlerden 3 Aralık Dünya Engelliler Günüdür. Tüm dünyada olduğu ülkemizde de Engelliler Günü çeşitli etkinlikler ile kutlanmaktadır. Engelli birey sayısı ülkemizde dünya nüfusunun yaklaşık %15 civarındadır. Yani resmi olmayan rakamlara göre %13 düzeyinde 9 milyon engelli bireyimiz yaşamaktadır. Bunların %29'u; 0- 21 yaş , %36' sı; 22-49 yaş , %37'siyse; 50-64 yaş arasındadır. Engel durumları göz önüne alındığında en fazla sayıyı otizmli birey oluşturmaktadır.
Alanda çalışan kişilere yönelik çoğunlukla psikanaliz üzerine yazılmış 100 teme okuma önerisi
Glutensiz-kazeinsiz diyet, ketojenik diyet, özel karbonhidrat diyeti, Feingold diyeti, Candida vücut ekoloji diyeti, elimine alerji diyeti ve yağ asidi, multivitamin, mineral, probiyotik takviyesi otizm tedavisinde kullanılan beslenme yaklaşımlarındandır.
” Otizmle ilgili yapılan tezlerin yayın türüne göre dağılımı : 100 tezin 64’ü Yüksek lisans...
Ağırlıklı olarak otizm, dil ve konuşma bozuklukları ve öğrenme bozuklukları üstüne çalışmalar yapan Prof. Dr. Barış Korkmaz ile Otizm, Beyin gelişimi ile Dil Gelişiminin etkileşimi ve Hiperaktivite, Dikkat Bozukluğu üzerine bir sohbet Gerçekleştirdik. Sayın Korkmaz’a Magg4’e zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.
Otistik bozukluk toplumsal ve iletişimsel sorunları yaşamları boyunca süren çocukları ve erişkinleri içine alan, özellikle erkeklerde (4:1) daha sık görülen yaygın gelişimsel bir bozukluktur.
Çoklu zeka kuramı 1983 yılında Harvard Üniversitesi'nde eğitim profesörü Dr. Howard Gardner tarafından geliştirilmiştir. I.Q.'ya dayanan geleneksel zeka nosyonuna işaret eder.
Her çocuk bir dahidir. Bu, her çocuğun Picasso gibi resim yapabileceği, Mozart gibi beste edebileceği veya bir IQ testinde 150 puan alabileceği anlamına gelmez.
Yaşamın hangi aşaması en önemlidir? Bazıları, bebeğin beyninin sonraki yaşamının geri kalanını etkileyecek yeni deneyimlere açık olduğu zaman, bebeklik döneminin kilit aşama olduğunu iddia edebilir.
Son altmış yılda, yeni psikiyatrik hastalıkların sayısında olağanüstü bir büyümeye tanık olduk. Amerikan Psikiyatri Derneği'nin ilk kez 1952'de yayınlanan tanı ve İstatistik El Kitabı (DSM), başlangıçta yaklaşık 100 hastalık kategorisini listelemişti. 2000 yılına gelindiğinde, bu sayı üç katına çıktı. “Öğrenme güçlüğü”, “DEHB”, “Asperger sendromu” ve elli yıl önce neredeyse duyulmamış diğer koşullar hakkında haberlerde duymaya alıştık.
Thomas Armstrong tarafından yazılmış olan “Nöroçeşitliliğin Sekiz Prensibi”ne dayanan aşağıdaki yazı Nöroçeşitlilik kavramının ana hatlarını verdiği için değerli buluyoruz.
Thomas Armstrong Kaynak: https://www.institute4learning.com/resources/articles/adhd-strategies/
Vücut sıcaklığının yükselmesi sonucu oluşan yüksek ateş hepimizin korkulu rüyasıdır. Yüksek ateş genellikle bağışıklık sisteminin...
Otizmdeki şok artış, beraberinde ortalama seviyenin üstündeki bir zeka seviyesini de getirdi. 5 yıl önce...
Araştırmacılar, kız çocuklarının beyni ‘daha dirençli’ olduğu için erkek çocuklara oranla otistik olma ihtimallerinin daha...
Bebeklerin beyninin nasıl çalıştığını araştıran laboratuvarda elde edilen bulgular, otizm ve benzeri nörolojik sorunlara erken...
Engellilik, değiştirilemeyen ve bütün hayat boyunca süren bir durumdur. Bu süreç içinde aileler bir dizi sorun ve zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Çengelci (2009) bu ailelerin karşılaştığı sorunları 4 kategoriye ayırmıştır:
Beslenme bozukluğu normal ve otistik çocuklarda olmakla birlikte tüm yaş gruplarında ve tüm toplumlarda rastlanabilen sıklıkla psikolojik ve gelişimsel nedenlerden kaynaklanabilen bir durumdur. Besleme bozuklukları tıbbi, sos- yal ve psikolojik sorunlara yol açan, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yeme davranışları bozukluklarıdır (Öyekçin ve Şahin, 2011).
Bu araştırmanın amacı özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynler ile normal gelişim gösteren çocuğa sahip ebeveynlerin yalnızlık derecesini belirlemek ve eşlerin evlilik ilişkisinden sağladıkları evlilik doyum düzeyleri arasında nasıl bir ilişki olduğunu incelemektir.
Araştırmanın amacı engelli bireylere sahip ebeveynlerin depresyon süreçlerinin incelenmesidir. Araştırmadaki temel amaçlardan bir tanesi olarak ta ailelerin engelli çocuk yetiştirirken ne düzeyde psikolojik olarak yıpranmalarını incelemektir.
Bu çalışmada yapılan analizler sonucunda, aile uyumu düzeyinin, otistik çocuğa sahip annelerin medeni durumları ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada; duygusal tükenme ile duyarsızlaşma arasında korelasyon analizi sonucunda pozitif yönlü yüksek bir ilişki bulunmuştur. Diğer değişkenler incelendiğinde; duygusal tükenme arttıkça yüksek oranda duyarsızlaşmada artmaktadır. Otistik çocuk sahibi annelerin tükenmişlik, duyarsızlaşma ve duygusal tükenmişlik yaşamamaları için psikolojik açıdan dayanıklılıklarının yüksek olması gerekmektedir.
F. OSB olan bireylerin ve ailelerinin; sosyal güvenlik, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden daha etkin biçimde yararlanmasının ve toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanması
DSM-5’te yer alan otizm tanılama kriterleri şu şekildedir (Aksoy & Şahin, 2016; American Psychiatric Association,...
F. OSB olan bireylerin ve ailelerinin; sosyal güvenlik, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden daha etkin biçimde yararlanmasının ve toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanması